Türkiye Gezi Parkı Protestoları

 

gezi4

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığı sırasında Taksim Meydanı’nda kalan son yeşil alan olan Gezi Parkı’nı Yayalaştırma projesi kapsamında yıkarak Topçu Kışlası mimarisinde bir AVM’ye dönüştürmek istiyordu. Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası ise buna karşı çıkmaktaydı. İki kurumun konuya ilişkin itirazları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından haklı bulunmuş ve proje durmuştu. Ancak daha sonra hükümetin ille de yapmak istediği projeye onay 3 hafta sonrasında verilmiş ve 27 Mayısta bu onaya dayanarak bir işçi makinası parkta yıkımlara başlamıştır. Taksim Dayanışma Platformu gözcüleri de bu yıkımı durdurup 28 Mayısta Parkta çadır kurup nöbet tutmaya başlamıştır ve buna polis müdahalesi de gecikmemiştir tabiiki, 29 Mayısta polis cop ve biber gazlarıyla gözcülere müdahale etmiş ve çadırlarını yakmıştır. Polis tarafından yapılan müdahalenin sert ve orantısız olarak uygulanması üzerine eylemler sosyal medya üzerinden ülkemiz kamuoyuna ve dünyaya duyurulmuş , eylemler ve polis müdahalesi ile ilgili çekilen fotoğraflar ve videolar Twitter üzerinden yayınlanarak kısa sürede TT listesine girmesi sağlanmış ve başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyanın dikkatini çekmiş, binlerce kişi ağaçları korumak için Gezi Parkı‘na akın etmiştir. Sosyal medyanın sınırsız gücü ile örgütlenen insanlar ve gruplar oldukça hızlı birşekilde organize olmuş ve devlet otoritesinin göstericilere karşı güç kullanmasının da etkisi ile mevcut hükümete karşı olan ve hükümetin icraatlarından memnun olmayan çok geniş bir yelpazeden farklı talepleri olan büyük bir kitle oluşmuştur1 . Protestolar Siyaset , Sanat vb. birçok kesimden destek görmüştür. Ayrıca protestolarda 126 ‘ya yakın eylemci gözaltına alınmış ve polisin aşırı şiddet kullanması sonucu 8 kişi ölmüş ve birçok kişi de yaralanmıştır.

Cumhurbaşkanımız’ın deyimiyle ‘baş belası Twitter’ :

Twitter özellikle eylemlerin sinir sistemini oluşturmuştur çünkü olaylarda en büyük bilgi trafiği Twitter üzerinden gerçekleşmiştir. Burada ilk göze çarpan konu Türkiye’deki aktif Twitter kullanıcı sayısındaki muazzam artıştır. Gösterilerin yoğun olarak yaşandığı 29 Mayıs tarihinden 10 Hazirana kadar olan zaman diliminde Türkiye ‘deki aktif Twitter kullanıcısındaki artış alt taraftaki grafikte de görülmektedir. Bu olaylara kadar 1,8 milyon olan Twitter kullanıcı sayısı olayların başlaması ile birlikte 11 gün içinde yaklaşık 10 milyona yükselmiştir.

Twitter kullanıcı sayısı Gezi Parkı Olayları

 

 

**Mesaj eğilimleri grafiği

Gezi Parkı olayları ile ilgili ilk etiket olan #geziparkıiçintaksime 29 Mayıs’ta Türkiye gündemine girmiş, Gezi Parkı olaylarının en popüler etiketi #direngeziparkı 30Mayıs’ ta gündeminin en üst sırasına yükselmiş ve 31 Mayıs’ ta tüm dünya da milyonlara ulaşmıştır.

gezi 2

 

** Eylemler sırasında en yoğun kullanılan 10 etiket sıralaması yandaki grafikte görülmektedir.

#direngezi etiketi 27 Mayıs itibari ile yavaş yavaş hareketlenmeye başlayıp 31 Mayıs -2 Haziran tarihleri arasında Türkiye’nin enkalabalık şehirleri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de ciddi anlamda ivme kazanmış (Harita 1 ) ve 31 Mayıs – 8 Haziran tarihleri arasında tüm Türkiye’ye yayılmış (harita 2) , 12 Haziran tarihinde de en geniş yelpazeye ulaşmıştır(harita 3 ).

 

3

Olayların gelişmeye başladığı 31 Mayıs 2013 günü ,birçok haber kanallarının başka programlar sunması ve ileri ki günlerde de olaylari haberlerine taşımamaları yani Sansür uygulamaları, ‘Yurttaş Gazeteciliği’ni arttımış ve insanları Sosyal Medya’dan gündem paylaşımı ve takibine itmiştir. Eylemcilerin attığı tweetler ile nerede ne olduğunu, hangi bölgenin yardıma ihtiyacı olduğu anında öğrenilmiştir.

Twitter’ın yanı sıra habercilik görevi üstlenen sosyal medya araçlarından bir diğeride Facebook olmuştur. Türkiye’de 30 milyonun üzerinde üyesi bulunan Facebook’a yüklenen resimler ve özellikle videolar hızla paylaşılmış, ‘Akıllı telefon’ kullanımının daha düşük olduğu büyük kentlerin dışında yaşayanlar Facebook üzerinden olup bitenlerden (gündemden) haberdar olmuşlardır.  

Sosyal Medya araçları kullanımının muazzam artışı hem bireysel, hemde toplumsal iletişimi çok büyük derecede değiştirmiştir. Bu araçlar şirketlere, organizasyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarına fırsatlar sundukları gibi bireyleri de sosyal hayata katılım konusunda güçlendirmektedirler.

Toplumsal olaylarda sosyal medya platformları hem göstericiler tarafından daha iyi organize olmak için, hem de polis tarafından yasa dışı gösterileri engellemek ve bu gösterilerde yer alıp kanun dışı faaliyetlerde bulunanları kanun önüne çıkarmak için kullanılmaktadır. Gerek Gezi Parkı gösterileri, gerek Arap Baharı ayaklanmaları gerekse diğer Protestolarda da sosyal medya platformları göstericiler tarafından en etkin bir şekilde kullanılmış ve günümüz teknolojisinin sunduğu avantajlardan olabildiğince faydalanılmıştır. 

Advertisements

Wall Street İşgali ABD

                   abd

Arap Baharı’ndan esinlenen yüzlerce Amerikalı, bütçe kesintilerini protesto etmek ve sermaye egemenliğine karşı New York’daki dünyanın finans merkezi Wall Street’i işgal etmek üzere 17 eylül 2011 ‘de sokaklara çıktı. Eylemciler, Mısır’da devrimin merkezi olan Tahrir Meydanı’nın işgal edilmesi gibi, sadece zenginlerin ve güçlülerin yararına olduğunu ifade ettikleri finansal sisteme karşı Wall Street’i işgal ettiler.

Bu büyük protesto hareketinin ortaya çıkışı Kanada merkezli alternatif kültür dergisi Adbusters’ın bir çağrısıyla başlamıştır. Aslında 2007’de başlayan ekonomik krizin giderek geniş kitlelerin canını daha fazla yakmaya başlaması Wall Street eylemcilerinin destek bulmasında önemli bir rol oynamış olup, işsizlik oranı %9,1’de seyrederken, Latin kökenlilerde %11,3’e, siyahlarda ise %16,8’e yükselmiştir. Eylemciler Zuccotti parkının adını “Özgürlük Meydanı” olarak değiştirirken Mısır’ın Tahrir Meydanı’ndan ilham aldıklarını açıkça ifade etmişlerdir 1.

Online dergi Adbuster’ın çağrısıyla toplanan gençler, Wall Street’i “Amerika’nın Tahrir Meydanı” yapmak istediklerini belirtip ve “Yolsuzluk bitsin”, “Bütçe kesintisine son”, “New York, Wall Street’in para hırsına hayır diyor” yazılı pankartlar ile “Aç gözlü Wall Street”, “New York’lular ‘Artık yeter’ diyor” yazılı dövizler taşımıştır. Eylemciler “Bu, açgözlü şirketlere karşı bir protestodur. Biz Wall Street’e geldik çünkü Wall Street, bunun tam olarak merkezidir. Buradayız çünkü artık usandık, buna daha fazla katlanamayacağız” demiştir. Kısa sürede büyük yankı uyandıran bu protesto hareketleri ABD’nin geneline yayılmaya başlamış ve onbinlerin protestolarına şahid olmuştur .

Finansal sistemdeki çöküş ve bozulmaya karşı harekete geçen ve 3 hafta içerisinde ABD’nin 45 eyaletine yayılan eylemler, 15 Ekim tarihinde küresel bir harekete dönüşmüş ve 82 ülkede 1500 ayrı mekanda, Kuzey ve Güney Amerika’dan Asya’ya, Afrika’ya, Avrupa’ya geniş kitleler sokakları mesken tutmuşlardır.

İşgalciler gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün biraz daha derinleştiği mevcut ekonomik sistemin uygulanabilecek en iyi sistem olmadığını görmüş ve bunu tüm dünyaya göstermeyi amaçlamışlardır ve kendilerini halkın geri kalan %99’luk bölümünün temsilcisi olarak görmüşlerdir.

Peki bu protestolar nasıl yayılmıştır ?

Bilişim teknolojilerinin sunduğu imkanlardan ve özellikle sosyal medyadan yararlanan işgalciler, istedikleri hayat standarlarına ulaşmak amacıyla tüm dünyadan da destek bulmaya çalışmışlardır. İşgal ettikleri Wall Street’e kurdukları çadırlarda, dizüstü bilgisayarlarıyla dünyaya bağlanıp; taleplerini daha fazla insana duyurmaya çalışmışlardır. Asya’da ve Avrupa’da yüze yakın ülkede, bine yakın kentte meydanları dolduran milyonlarca işgal destekçisi onlara bu noktada destek olmaya çalıştı çünkü on milyonlarca kişide onların karşılaştıkları sorunlarla karşı karşıyaydı2 .

Facebook ve Twitter gibi Sosyal Medya araçları bu protestoların organize bir şekilde yayılması ve bilgi dağıtımı açısından merkezi bir üs halini almıştır. İşgalciler internet kullanmayanlarında bu araçlarla bir şekilde dikkatini çekmeye çalışmıştır. Facebook bu noktada insanları sokağa çıkmaya davet ederek protestolara destekçi kazandırma konusunda bir aracı görevini üstlenmiştir 3.Bunu takiben Foursquare gibi uygulamalardan protestocular sık sık lokasyon paylaşımında bulunup insanları desteğe çağırmışlardır.

Adbusters’ın kurmuş olduğu ‘ Wall Street’i İşgal Et ‘ sayfası kurulduğu andan itibaren 390 000 beğeni almış ve diğer bölgesel ayaklanmalar için kurulan 324 sayfa kurulduğu sırada 770 000 yoruma sahip olmuş, 7 Ekimde Protestoların başlamasından 3 hafta sonra ise sayfada bir milyonuncu paylaşım yapılmış ve Facebook sayfaları ve paylaşımlar her geçen gün artış göstermiştir. Aynı şekilde Twitter paylaşımları protesto başlamasından bigün sonra normaline göre %25 artış göstermiş ve bu protestolar boyunca artarak devam etmiştir. 4

Bunun yanı sıra göstericiler yaşadıkları her olayı video ya çekerek Youtube, Livestream,Vimeo gibi mecralara yükleyip protestoları dünyaya aktarmaya çalışmışlardır .

Zucotti parkta çadırlar kurulmuş ve protestocular kendilerine ‘Halk Kütüphanesi’ diye adlandırdıkları 5000’i aşkın kitaplardan oluşan bir park kütüphanesi oluşturmuş ve ayrıca kendilerine wi-fi ortak internet alanı oluşturmuşlardır 5. Parkı izinsiz işgal ettiklerinden dolayı da birbirlerine seslerini duyurup organize olabilmek için ‘Humans Microphone’ adını verdikleri bir protestocu konuştuktan sonra onun tekrar edilmesiyle birbirlerine seslerini duyurabildikleri bir yöntem kullanmışlardır 6. Bu başlarda ne kadar komik gelse de etkin bi taktik olmuştur.abd2

Twitter’da protestoların yayıldığı her şehirde protestocular kendi Hashtag’i altında birçok yorum , fotoğraf ve video paylaşımında bulunmuştur .

İnsanların çoğu toplumsal değişim yaratma potansiyelini sosyal ağlar üzerinde toplanarak ve buradan da Medya’nın dikkatini çekerek duyurmaya çalışmışlardır 7. Protestocular kendi aralarında iş bölümleri yapıp kimisi Twitter ,Facebook’ta kimisi lokasyon bilrdirmede kimisi de Youtube ve Livestream de video , Online yayın yapma gibi birçok alanda görevlenmiş ve kendilerini dünyaya duyurmuşlardır.

Dipnot :

1. Mayıs’ta başlamış olan Madrid’in Puerta del Sol Meydanı merkez üslü İspanya “öfkeliler hareketi”, Atina’nın Sintagma Meydanı’ndaki kararlı direniş, Şili öğrencilerinin geniş kitle desteği kazanan eylemleri, İsrail orta sınıflarının “artık yeter!” çığlığı Wall Street Ayaklanmasının diğer örneklerindendir.

Referanslar :

Arap Baharı ve Sosyal Medya

Arap Baharı nedir ?

arap baharı 1

Arap Baharı; Arap halklarının demokrasi,eşitlik,özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkmış; mitingler,protestolar,halk ayaklanmaları ,bölgesel,toplumsal bir siyasi-silahlı harekettir. Protestolar, mitingler, gösteriler ve iç çatışmalar yaşanmıştır. Halklar, özgürlük mücadelesi adı altında birçok Arap diktatörünü resmen devirmiştir ve Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen‘de büyük çapta; Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Irak,Lübnan ve Fas‘ta küçük çapta olmak üzere tüm Arap Dünyasında başgöstermiştir.

Tunus’ta başlayan ve kısa bir sürede tüm bölgeyi etkisi altına alan Arap Baharı sürecinde, sosyal medyanın baskıcı rejimlerin devrilme sürecindeki rolü tüm dünyada kabul edilmiştir. Arap Baharı’nın kitlesel niteliğe dönüşmesinde ve diğer ülkelere hızla yayılmasında teknolojinin etkisi önemli olmuştur. Özellikle Tunus ve Mısır’da internet, siyasete ivme kazandıran işleviyle ön plana çıkmıştır.

Facebook, Twitter, Youtube ve benzeri sosyal ağların kullanımının yaygınlaşması ile Arap toplumları daha fazla paylaşımda bulunmaya başlamış, halklar arasındaki fiziki sınırlar tüm etkisini kaybetmiştir .

Arap Baharı sürecinde sosyal medya önemli roller üstlenmişse de bu her ülkede benzer etkide olmamıştır. Örneğin Tunus ve Libya’da sosyal medyanın etkisi Mısır’la kıyaslanınca çok az bir seviyede kalmaktadır  .

Tunus:

Arap Bahar’ının fitilinin ateşlendiği Tunus bölgede sosyal medyanın en az etkili olduğu ülkelerden birisi. 10.732.900 kişilik nüfusunun 4.196.564’ünün, yani yaklaşık %40’ının internet kullandığı Tunus’ta devrimle sosyal medya kullanımı arasında paralellik kurmak biraz zordur. En azından Tunus’ta sosyal medya açısından Mısır benzeri bir durumun yaşandığını söyleyemeyiz. Çünkü Tunus’ta sosyal medya iktidara karşı girişimlerin başında yer almamış, olaylar başladıktan sonra etkinlik kazanabilmiştir. Örneğin ayaklanmalardan önce 500 aktif Twitter kullanıcı sayısı bulunmakta idi ve Hükümet Youtube gibi diğer mecralara sansür uygulamaktaydı,bazı uygulamalar bu kapsama alanı dışındaydı ve bu yüzden sosyal medya kullanımı Tunus’da ayaklanmalar başladıktan sonra artış göstermiştir.  Nitekim olaylarda İlk olarak 17 Aralık 2010’da 26 yaşındaki bilgisayar mühendisi Muhammed Bouazizi Sidi’n Bouzid kasabasında bir arabaya doldurduğu sebze meyveyi satarken zabıtalara yakalanması ve mallarına el konan gence zabıta’nın tokat atması sonucu,Bouazizi’nin bunu protesto için valiliğin önünde kendini yakması ve ölmesi ile başladı. Diplomalı işsiz Muhammed Bouazizi tarafından başlatılan isyan Bouzazi’nin ölmesi ile halk tarafından büyüyerek öfkeli bir şekilde devam etti. 7 Ocak 2011 ‘i Tunus da sosyal medya’nın devrime en büyük katkıda bulunduğu tarih olarak değerlendirebiliriz . O gün halk sosyal medya üzerinden birbirlerine çağrıda bulunmuş, bir sonraki protestonun nerede, ne zaman, nasıl olacağını birbirleriyle paylaşmış ve yaptıkları protestoların video ve fotoğraflarını Twitter,Facebook,Flickr ve Youtube gibi mecralar üzerinden paylaşmışlardır .Örneğin Yotube’da ayaklanmalar başladıktan sonra ki 18 gün içinde Sidi Bouzid (ayaklanmaların başladığı kent ) ile ilgili 30 000 video paylaşımı sağlanmış. Onun yanı sıra Twitter vb. Gibi diğer mecralardada devlet baskısı, Zeynel Abidin Bin Ali’nin ona karşı sosyal medya üzerinde ‘ Ben Ali Out ‘ vs.gibi karşıt söylemleri başlattıkları iddiası ile 70 kişi’nin polis tarafından öldürülmesiyle ile ilgili on binlerce tweet ve paylaşımlarda bulunulmuştur.

tunus1

Her ne kadar ayaklanmalar başladıktan sonra sosyal medya ‘nın faydalarından yararlanılmaya başlanılsada (Çünkü Arap Baharı’ndan önce Tunus’ta sosyal medyanın kullanılması kısıtlanmış ve yasaklanmıştır ) Yeni Medya araçlarının bir diktatörlüğün devrilmesine en büyük katkıda bulunan mecralardan biri olduğu inkar edilemez . 

MISIR

mısır 3Mısır’da sosyal medya, ayaklanmalar ve protestoların kitlesel niteliğe dönüşmesinde önemli rol oynamıştır. Milyonlarca kişi Twitter ve Facebook’ta örgütlenerek şiddete başvurmadan, meydanlara inip, yönetimleri protesto etmişlerdir.

Sosyal Medya’nın devrim sürecinde en etkili olduğu ülkelerin başında gelen Mısır ‘ın 84.550.000 kişilik nüfusunun %49,6 ’ sı, yani yaklaşık 30-40 milyonu internet kullanıcısıdır ve bunların yaklaşık % 20-25 ‘i aktif kullanıcıdır . İnternet kullanımı açısından dünyada 21. sırada yer alan Mısır’da internetin isyanın önemli bir parçası olması bu veriler ışığında değerlendirildiğinde hiç de şaşırtıcı değildir . Mısır’da henüz başkaldırı söz konusu olmadan önce sosyal medya aktif olarak kullanılmaya başlanılmış ve muhalefet bu mecralarda seslerini gür bir şekilde duyurmayı başarmıştır.

30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek’i devirmek ve rejimi değiştirmek isteyen Mısırlılar, sosyal medya sitelerinin yardımı ile ilk büyük protestolarını 25 Ocak 2011’de gerçekleştirmiştir 11. 25 Ocak’ta düzenleneceği duyurulan gösteri için Facebook12 üzerinden 85 bin kişi katılım onayı vermiş ve halk Yasemin devriminin öncülüğünde Tahrir Meydanında toplanmıştır. Gösteriler ve isyanların polis şiddeti, olağanüstü hâl, işsizlik, asgari ücretleri azaltma isteği, barınma eksikliği, yiyecek sıkıntısı,yolsuzluklar,ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve kötü hayat koşulları üzerine başlaması ile bunların karşısında devlet şiddete başvurmuş ve Twitter , Facebook ve YouTube gibi mecralar sayesinde gelişmeler bütün dünya kamuoyu ile paylaşılmıştır .

Twitter kullanıcı sayısının Facebook’a oranla görece az olduğu Mısır’da 25 Ocak’ta başlayan halk isyanını bastıramayan Mübarek yönetimi çareyi 27 Ocak’ta internet bağlantısını kesmekte bulmuştur. İnternet bağlantısının kesilmesi isyan ateşinin hararetini düşürmek yerine iyice kızıştırırken, bağlantı yasağı çeşitli yollarla aşılmıştır. Bu yollar arasında dünyada ilk kez 01 Şubat 2011’de uygulamaya giren “sesli tweet” teknolojisi oldukça etkili olmuştur. İnternet bağlantısına gerek olmadan, sadece bir uluslararası telefon numarası tuşlayarak ve sesli mesaj bırakarak tweet paylaşımını sağlayan sistem Google ve Twitter iş birliği ile devreye girmiştir.

Mısır’da, Ocak-Mart 2011 tarihleri arasında ortalama Twitter kullanıcısı sayısı 1 milyon 131 bin 204 olarak tespit edilmiş ve 2011 yılının ilk çeyreğinde Arap coğrafyasında Twitter üzerinde en popüler etiket (konu başlığı) sıralamasında Mısır’da yaşanılanlarla ilgili paylaşımları gösteren #egyptetiketi birinci olurken ikinci sırada Mısır’da isyanın başlangıç günü olan 25 Ocak’ı sembolize eden #jan25etiketi yer almıştır.        

Bir diğer örnek Hotspot Shield ,özellikle Tunus’ta ve Mısır’da bir gecede bir milyonun üzerinde kullanıcı Hotspot Shield kullanmaya başlamış ve halk hükümetin uyguladığı sansüre karşı çıkmış Facebook,Twitter,Youtube vb. gibi mecralara erişimlerini sağlayıp devrimlerini gerçekleştirmişlerdir . Buna bir örnek olarak Mısır’lı bir aktivist protestolar devam ederken şöyle söylemiştir : ‘ Biz Facebook’u protestoları ‘organize etmek ‘ , Twitter’ı ‘koordine etmek’ ve Youtube’da protestoları dünyaya duyurmak için kullanıyoruz ‘ ve devam edip ayaklanmaların temel altyapısında dijital medyanın rolü olduğunu açıkça dile getirmişlerdir 15.revolution-south-africa

Mısır’da dikkat çeken önemli noktalardan biri de muhalefetin protestolardan çok daha önce bloglar vs. mecralarla seslerini halklarına duyurmaya başlamasıdır. Protestolara 6 ay kala Facebook ve Twitter kullanıcı sayılarında yaklaşık 1 milyona yakın artış olmasıdır .

Sosyal medya ağları bilginin paylaşılması açısından sundukları imkânlar ile muhalif kesimler açısından cazip hale gelmektedir. İlk olarak sosyal ağlar, “kitlelerden kitlelere ” iletişimi kolaylaştırmakta ve bireylerin yeni bir tutuklanma haberi, gösteri tarih ve yeri, güvenlik güçlerinin konumu gibi bilgileri çok sayıda kişiyle paylaşmasına izin vermektedir. Bu tespit özellikle “mobil web” dönemi ile daha da geçerli hale gelmiştir. İkincisi sosyal medya ağları rejimin otoritesini tehdit eden haber ve olayların yayılmasını kontrol etmesini güçleştirmektedir.

Bütün bunlardan da görülebileceği üzere Sosyal Medya araçlarının kullanımı Arap Baharı nın oluşumundan sonucuna kadar çok önemli bir paya sahiptir. Nitekim Washington Üniversitesi araştırmacılarınca özellikle Tunus ve Mısır odaklı yapılan bir araştırma, Facebook, Twitter, ve YouTube’da eşsiz bir veritabanı oluşturulduğu ve “Arap Baharı”nda sosyal medyanın kritik rol oynadığını kanıtladı.

Dipnot:

11. Mısırlı aktivistlerin 25 Ocak’ta sokaklara dökülmesi, ülkede sosyal medya üzerinden planlanan ilk protesto eylemi değildir. Mısır’da ilk internet aktivizmi Filistin’de 2000 yılının sonbaharında başlayan “İkinci İntifada”sırasında Filistinlilerle dayanışma amacıyla oluşturulan e-posta listesi olmuştur.

12.  Facebook üye sayısı bakımından Mısır, Arap dünyasında birinci sırada yer alırken; Mısır’da en çok ziyaret edilen üçüncü site Facebook’tur.

Referanslar :

3. Tunisia suicide protester Mohammed Bouazizi dies, http://www.bbc.co.uk/news/world-africa-12120228

Yeni Medya Nedir ?

Yeni Medya; gelişen bilgisayar, Internet ve mobil teknolojisi ile ortaya çıkan, kullanıcıların zamandan/mekandan bağımsız bir şekilde interaktif olarak etkileşimde bulundukları sanal medya ortamıdır. Yeni medya araçlarına ise mobil iletişim, Internet tabanlı medya ve sosyal medya’yı örnek verebiliriz.

Sosyal Medya ise , geleneksel mecralardan farklı olarak yaşayan bir platformdur. Gazete, Tv ve diğer basılı mecralardan en büyük farkı eş zamanlı bilgi paylaşımıdır hedef kitle ile karşılıklı etkileşim mevcuttur.

Yeni Medya araçlarıda bu sosyal hareketlerde gerek Arap Baharı,Wall Street İşgali,Türkiye Gezi Protestoları, gerekse diğer ayaklanmalarda birtakım önemli roller üstlenmiş ve yeni medya, özellikle de sosyal medya, referans noktası haline gelmiştir.

Dilara Türker Kimdir ?

Öncelikle Blog’uma Hoşgeldiniz 🙂

Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü 2.sınıf öğrencisiyim. Çalışma alanım Orta Asya fakat bu sitede Yeni Medya Pratikleri Dersim için hazırladığım’ Sosyal Hareketlerde Yeni Medya Araçları’nın Rolü’ Final Projemi sizlerle paylaşmak istiyorum umarım sizin içinde faydalı olur , kendi alanımla ilgili Post’larımın devamı  gelecektir. Buradan Projemin Prezi sunum versiyonuna ulaşabilirsiniz .

İyi okumalar …