gezi4

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığı sırasında Taksim Meydanı’nda kalan son yeşil alan olan Gezi Parkı’nı Yayalaştırma projesi kapsamında yıkarak Topçu Kışlası mimarisinde bir AVM’ye dönüştürmek istiyordu. Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası ise buna karşı çıkmaktaydı. İki kurumun konuya ilişkin itirazları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından haklı bulunmuş ve proje durmuştu. Ancak daha sonra hükümetin ille de yapmak istediği projeye onay 3 hafta sonrasında verilmiş ve 27 Mayısta bu onaya dayanarak bir işçi makinası parkta yıkımlara başlamıştır. Taksim Dayanışma Platformu gözcüleri de bu yıkımı durdurup 28 Mayısta Parkta çadır kurup nöbet tutmaya başlamıştır ve buna polis müdahalesi de gecikmemiştir tabiiki, 29 Mayısta polis cop ve biber gazlarıyla gözcülere müdahale etmiş ve çadırlarını yakmıştır. Polis tarafından yapılan müdahalenin sert ve orantısız olarak uygulanması üzerine eylemler sosyal medya üzerinden ülkemiz kamuoyuna ve dünyaya duyurulmuş , eylemler ve polis müdahalesi ile ilgili çekilen fotoğraflar ve videolar Twitter üzerinden yayınlanarak kısa sürede TT listesine girmesi sağlanmış ve başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyanın dikkatini çekmiş, binlerce kişi ağaçları korumak için Gezi Parkı‘na akın etmiştir. Sosyal medyanın sınırsız gücü ile örgütlenen insanlar ve gruplar oldukça hızlı birşekilde organize olmuş ve devlet otoritesinin göstericilere karşı güç kullanmasının da etkisi ile mevcut hükümete karşı olan ve hükümetin icraatlarından memnun olmayan çok geniş bir yelpazeden farklı talepleri olan büyük bir kitle oluşmuştur1 . Protestolar Siyaset , Sanat vb. birçok kesimden destek görmüştür. Ayrıca protestolarda 126 ‘ya yakın eylemci gözaltına alınmış ve polisin aşırı şiddet kullanması sonucu 8 kişi ölmüş ve birçok kişi de yaralanmıştır.

Cumhurbaşkanımız’ın deyimiyle ‘baş belası Twitter’ :

Twitter özellikle eylemlerin sinir sistemini oluşturmuştur çünkü olaylarda en büyük bilgi trafiği Twitter üzerinden gerçekleşmiştir. Burada ilk göze çarpan konu Türkiye’deki aktif Twitter kullanıcı sayısındaki muazzam artıştır. Gösterilerin yoğun olarak yaşandığı 29 Mayıs tarihinden 10 Hazirana kadar olan zaman diliminde Türkiye ‘deki aktif Twitter kullanıcısındaki artış alt taraftaki grafikte de görülmektedir. Bu olaylara kadar 1,8 milyon olan Twitter kullanıcı sayısı olayların başlaması ile birlikte 11 gün içinde yaklaşık 10 milyona yükselmiştir.

Twitter kullanıcı sayısı Gezi Parkı Olayları

 

 

**Mesaj eğilimleri grafiği

Gezi Parkı olayları ile ilgili ilk etiket olan #geziparkıiçintaksime 29 Mayıs’ta Türkiye gündemine girmiş, Gezi Parkı olaylarının en popüler etiketi #direngeziparkı 30Mayıs’ ta gündeminin en üst sırasına yükselmiş ve 31 Mayıs’ ta tüm dünya da milyonlara ulaşmıştır.

gezi 2

 

** Eylemler sırasında en yoğun kullanılan 10 etiket sıralaması yandaki grafikte görülmektedir.

#direngezi etiketi 27 Mayıs itibari ile yavaş yavaş hareketlenmeye başlayıp 31 Mayıs -2 Haziran tarihleri arasında Türkiye’nin enkalabalık şehirleri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de ciddi anlamda ivme kazanmış (Harita 1 ) ve 31 Mayıs – 8 Haziran tarihleri arasında tüm Türkiye’ye yayılmış (harita 2) , 12 Haziran tarihinde de en geniş yelpazeye ulaşmıştır(harita 3 ).

 

3

Olayların gelişmeye başladığı 31 Mayıs 2013 günü ,birçok haber kanallarının başka programlar sunması ve ileri ki günlerde de olaylari haberlerine taşımamaları yani Sansür uygulamaları, ‘Yurttaş Gazeteciliği’ni arttımış ve insanları Sosyal Medya’dan gündem paylaşımı ve takibine itmiştir. Eylemcilerin attığı tweetler ile nerede ne olduğunu, hangi bölgenin yardıma ihtiyacı olduğu anında öğrenilmiştir.

Twitter’ın yanı sıra habercilik görevi üstlenen sosyal medya araçlarından bir diğeride Facebook olmuştur. Türkiye’de 30 milyonun üzerinde üyesi bulunan Facebook’a yüklenen resimler ve özellikle videolar hızla paylaşılmış, ‘Akıllı telefon’ kullanımının daha düşük olduğu büyük kentlerin dışında yaşayanlar Facebook üzerinden olup bitenlerden (gündemden) haberdar olmuşlardır.  

Sosyal Medya araçları kullanımının muazzam artışı hem bireysel, hemde toplumsal iletişimi çok büyük derecede değiştirmiştir. Bu araçlar şirketlere, organizasyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarına fırsatlar sundukları gibi bireyleri de sosyal hayata katılım konusunda güçlendirmektedirler.

Toplumsal olaylarda sosyal medya platformları hem göstericiler tarafından daha iyi organize olmak için, hem de polis tarafından yasa dışı gösterileri engellemek ve bu gösterilerde yer alıp kanun dışı faaliyetlerde bulunanları kanun önüne çıkarmak için kullanılmaktadır. Gerek Gezi Parkı gösterileri, gerek Arap Baharı ayaklanmaları gerekse diğer Protestolarda da sosyal medya platformları göstericiler tarafından en etkin bir şekilde kullanılmış ve günümüz teknolojisinin sunduğu avantajlardan olabildiğince faydalanılmıştır. 

Advertisements